Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kadına Şiddete Karşı Mücadele Çağrısı: Dernekten Kritik Uyarılar

29 Ekim Kadınları Derneği, 25 Kasım öncesi kadına yönelik şiddetin artarak devam ettiğini vurguladı. Dernek, ‘Aile Yılı’ ve yeni yargı paketleri gibi uygulamaların kadınları toplumsal yaşamdan uzaklaştırdığına dikkat çekerek şiddetsiz bir toplum çağrısı yaptı.

29 Ekim Kadınları Derneği, 25 Kasım öncesi kadına yönelik şiddetin

29 Ekim Kadınları Derneği Giresun Şube Başkanı Emine Şenel, 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dolayısıyla yaptığı açıklamada, kadınların hala babaları, kocaları, kardeşleri ve sevgilileri tarafından katledildiğini belirtti. Şenel, iş yerlerinde olumsuz koşullarda çalışırken canlarından olan, ekonomik, sosyal, kültürel, akademik ve siyasi alanlarda cinsiyetlerinden dolayı ayrımcılığa ve şiddete maruz kalan kadınların durumuna dikkat çekti.

KADINA YÖNELİK ŞİDDET İSTATİSTİKLERİ

Dernek Başkanı Şenel, Türkiye’deki kadına yönelik şiddetin vahim boyutlarını gözler önüne seren çarpıcı veriler paylaştı. Açıklanan rakamlara göre, 2021’in ilk 6 ayında 131, 2022’de 164, 2023’te 147, 2024’te 205 ve 2025’in ilk 6 ayında 136 kadın öldürüldü. Ayrıca, aynı dönemlerde 145 kadının şüpheli şekilde ölü bulunduğu ifade edildi. Bu veriler, kadın cinayetlerinin ve kadına şiddetin ülkedeki ciddi bir sorun olmaya devam ettiğini gösteriyor.

“AİLE YILI” ELEŞTİRİLERİ VE KADININ KONUMU

Emine Şenel, 2025 yılının ‘Aile Yılı’ ilan edilmesini eleştirerek, bu uygulamanın evlilik oranlarını artırma, boşanmaları düşürme ve ebeveynlik tutumlarını değiştirme ekseninde tasarlanmış bir ‘toplum mühendisliği’ projesi olduğunu savundu. Şenel’e göre, bu projenin temel amacı, kadınları aile içine sıkıştırarak kontrol etmek ve onları toplumsal yaşamdan uzaklaştırmak. Bu kapsamda, eşlere ikinci ve üçüncü çocuk için maddi yardım vaat edildiğini, kadınların nasıl doğum yapacağına ilişkin yönetmelikler hazırlandığını ve ‘toplumsal cinsiyet’ kavramının kullanımının yasaklandığını dile getirdi. Dernek, bu tür politikaların kadın haklarını geriye götürdüğünü ve kadına şiddeti körükleyebileceğini belirtti.

YARGI PAKETLERİ VE ÇOCUK HAKLARI ENDİŞELERİ

Şenel, ‘Torba yasa’ adı altında sunulan 11. Yargı Paketi’nin de endişe verici düzenlemeler içerdiğini ifade etti. Bu paketle, 15-18 yaş arasındaki çocukların ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet hapis cezası gerektiren suçları işlemesi durumunda alacakları cezanın miktarının artırıldığına dikkat çekildi. Kasten öldürme suçunun faili olan bu yaş grubundaki çocukların cezalarına indirim uygulanması konusundaki yasal güvencenin reddedilip, takdir hakkının yargıca bırakılması eleştirildi. Ayrıca, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) üzerinden çocukluğun, eğitimin süreleri ve içerikleriyle oynanarak ucuz işgücü kaynağı yapılmasının, çocuk haklarını fiilen ortadan kaldırmaya çalıştığı vurgulandı. Bu durumun, kadın ve çocuk hakları açısından ciddi riskler taşıdığı belirtildi.

29 Ekim Kadınları Derneği, tüm bu gelişmeler ışığında, kadına yönelik şiddetin her türlüsüne karşı topyekûn bir mücadele çağrısı yaparak, kadınların özgür ve eşit bir yaşam sürebildiği şiddetsiz bir toplum talebini yineledi.