Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Giresunlu Betül Kacar NASA ekibine seçildi

Giresunlu Betül Kacar’ın NASA ekibine seçilmesi komşuda gururla karşılandı

Bu haberin fotoğrafı yok

Giresun Bulancaklı olan Prof. Dr. Betül Kacar’ın, 2020 yılında NASA ekibine kabul edilmesi komşu Ordu’da geniş yankı uyandırdı. Prof. Dr. Kacar’ın NASA ekibinde almasını büyük gurur kaynağı olarak kaleme alan Ordu basını, konuyu tekrar gündeme taşıdı.
Ordu’daki birçok haber sitesi konuyu, “Giresun’un Bulancak ilçesinden çıkan başarılı bilim insanı Betül Kaçar, evrende yaşamın izlerini araştırmak üzere oluşturulan yeni NASA ekibine kabul edildi. Harvard ve Arizona Üniversitelerinde görev yapan, biyomoleküler kimya alanında doçent olan Kaçar’ın başarısı Giresun başta olmak üzere tüm Türkiye’de gurur kaynağı oldu” şeklinde yazdı.
Prof.Dr. Kacar’ın 2020 yılında NASA ekibine dahil olmasının ardından bianet.org’da şu haber yayımlanmıştı:
Astrobiyoloji alanında öğretim üyesi olan Prof. Dr. Betül Kacar, Twitter hesabından yaptığı açıklamada, NASA’nın yeni kurulan ve evrende yaşam izlerini arayacak olan ekibe kabul edildiğini duyurdu.
Kacar, şu mesajı paylaştı:
“Güzel bir haber. Kelimelere dökmekte zorlanıyorum, ama şöyle: Evrende yaşamın izlerini araştırmak için oluşturulan yeni bir NASA ekibine kabul edilmişim. Bu seneye ufak bir sağlık sorunuyla başladım, ilaç gibi geldi bu haber sabah sabah. Her şeyin başı sağlık diyerek bitireyim.””Hikayem çok çalışma üzerine kurulu”
Kacar, bilim çalışmaları için NASA’nın burs verdiği ilk Türkiyeli ve astrobiyoloji alanında Arizona Üniversitesi profesörlerinden. 2017’de Sputnik’te yer alan bir habere göre Kacar kendisini şöyle anlatıyor:
“İstanbul doğumluyum. Ailem Giresun Bulancaklı. Çocukluğum Giresun Bulancak’ta geçti. Üniversitede Marmara Üniversitesi Kimya Bölümü’ne girdim. Kimya bölümü okumak istemediğim bir bölümdü fakat bir şekilde denk geldi diyelim. Ama ne ile karşılaşırsam daha pozitif bir şekilde, hayatımda bunu nasıl bir fırsata dönüştürebilirim diye düşünerek yaşamaya çalışıyorum. Genelde yapım böyledir, o zamanlar da böyleydi. Her zaman durum en kötüsü olsa bile, bazı şeyleri kendiniz kontrol edebiliyorsunuz.Türkiye’de kimya bölümünde okurken, Türkiye’de uluslararası konferanslar çok fazla oluyordu. Konferanslarda gönüllü olarak çalışmaya başladım ve proteinlere, moleküllere aşık oldum, gerçekten çok etkilendim. Bilim insanlarının bir odada bilim hakkında konuşması, günlerce kendilerini kapatıp bir hastalığı çözmeye çalışması ya da aslında hayatımızı ne kadar etkileyen o çok küçük olguları algılamaya çalışmaları beni çok etkilemişti.’Okula erken yaşta başladım’”Türkiye’de 20 yaşında üniversiteden mezun oldum ve tek başıma Amerika’ya göç ettim. 20 yaşında direk Parkinson ve Alzheimer üzerine doktora çalışmama başladım. Doktoraya biraz erken yaşta başladım, çünkü çok okumak istediğim için okula erken başlamıştım. Parkinson ve Alzheimer üzerine doktora yaptım.”O dönem evrim konusuna da biraz merak saldım, çok fazla tartışmalı bir konuydu. Ne oluyor, bunun mekanizması nedir diye çalışırken, astrobiyolojiyi ve NASA her ne kadar uzayı, diğer gezegenlerin oluşumunu ve diğer yıldız sistemlerini anlamaya çalışan bir kurum olsa da biyolojik çalışmalara da yatırım yaptığını öğrendim. Ve NASA’ya bir projeyle başvurdum, başvurum kabul aldı. Bu şekilde NASA Astrobiyoloji Enstitüsü’nde çalışmaya başladım. Yaklaşık 4-5 sene NASA’da çalıştım, şu an Harvard Üniversitesi’nde öğretim görevlisiyim. En son olarak da Arizona Üniversitesi’nden Astrobiyoloji Profesörlüğü teklifi aldım. Hikayem çok çalışma üzerine kurulu.”(Kaynak: bianet.org)