Tirebolu’da gün boyu süren gerginlik, Alagöz Maden şirketine ait paletli sondaj makinesinin Sekü Köyü sınırlarına girmesiyle başladı. Daha önce Giresun İdare Mahkemesi’nin 24 Şubat tarihinde verdiği yürütmeyi durdurma kararını hatırlatan köylüler, söz konusu faaliyetin hukuka aykırı olduğunu savunarak makinenin önünü kesti. Kararlı duruş sergileyen vatandaşlar, şirketin bölgede çalışma yapmasına izin vermedi.
TİREBOLU’DA YÜRÜTMEYİ DURDURMA KARARI TARTIŞMANIN MERKEZİNDE
Sekü Köyü’nde yaşanan gerilimin temelinde, mahkemenin verdiği yürütmeyi durdurma kararına rağmen sahada yeniden hareketlilik yaşanması yer aldı. Köylüler, yargı kararının açık olduğunu ve bu karar yürürlükteyken herhangi bir sondaj çalışmasının kabul edilemeyeceğini dile getirdi.
Bölge sakinleri, yalnızca kendi yaşam alanlarını değil, aynı zamanda doğayı, su kaynaklarını ve tarımsal geleceği korumaya çalıştıklarını belirtti. Sondaj makinesinin köye girişine izin verilmemesi, Tirebolu’da çevre mücadelesinin yeni bir aşamaya geçtiğini ortaya koydu.
HUKUKÇULAR VE ÇEVRECİLER SAHADA TEPKİ GÖSTERDİ
Olay yerine gelen avukat Sevda Karataş Şahin, Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği yöneticileri ile İl Genel Meclis Üyesi Ömer Cebeci, şirket yetkililerine mahkeme kararını hatırlattı. Avukat Şahin, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından gönderildiği belirtilen “eski kararlar geçerli” yönündeki yazıyla, mahkeme kararının etkisinin aşılmaya çalışıldığını öne sürdü.
Şahin, yürütmeyi durdurma kararının bağlayıcı olduğunu vurgulayarak buna rağmen işlem yapılmasının suç teşkil edeceğini savundu. Tirebolu Çevre Kültür ve Turizm Derneği Başkanı Nakıboğlu da mahkeme kararının yok sayılmasının, hukukun üstünlüğü ilkesine açıkça aykırı olduğunu dile getirdi. Bu tepkinin ardından şirketin sondaj makinesi bölgeden çekilmek zorunda kaldı.
SEKÜ KÖYÜNDE MADEN NÖBETİ BAŞLIYOR
Köylüler, yaşanan gelişmenin ardından tepkilerini yalnızca anlık bir müdahaleyle sınırlı bırakmayacaklarını da ilan etti. Şirketin iş makinesini gece saatlerinde yeniden bölgeye getirme ihtimaline karşı köyde maden nöbeti tutulması kararlaştırıldı.
Sekü sakinleri, dava süreci tamamlanıncaya kadar bölgeye tek bir iş makinesinin dahi sokulmasına izin vermeyeceklerini belirtti. Böylece Tirebolu’da hukuki sürecin yanında fiili bir çevre nöbeti de başlamış oldu.
MADEN ŞİRKETİNE YÖNELİK TEPKİLER GEÇMİŞ OLAYLARLA DA BESLENİYOR
Bölge halkı, aynı şirketin daha önce Doğankent’in Çatalağaç Köyü’nde çevre kirliliğiyle gündeme geldiğini hatırlatarak kaygılarının sebepsiz olmadığını ifade etti. Bu nedenle Sekü’deki girişimin yalnızca bir sondaj çalışması olarak görülmediği, daha büyük çevresel risklerin başlangıcı olarak değerlendirildiği anlaşılıyor.
Köylüler, yaşadıkları bölgenin doğasını, suyunu ve toprağını koruma konusunda geri adım atmayacaklarını açık şekilde ortaya koydu. Yaşanan son olay, Giresun kırsalında maden faaliyetlerine yönelik toplumsal hassasiyetin ne kadar yükseldiğini bir kez daha gözler önüne serdi.
TİREBOLU’DAKİ GERİLİM YENİ BİR SÜRECİN HABERCİSİ OLABİLİR
Sekü Köyü’nde yaşanan bu gelişme, yalnızca bir köyün tepkisi olarak değil, Tirebolu ve çevresindeki kırsal yaşamın geleceğine dair güçlü bir mesaj olarak okunuyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar, mahkeme kararlarının uygulanmasını ve kamu kurumlarının hukuk zemininde net tutum almasını bekliyor. Önümüzdeki günlerde hem dava sürecinin hem de sahadaki denetimlerin daha fazla tartışılması beklenirken, köylülerin başlattığı nöbetin çevre mücadelesinde simgesel bir örneğe dönüşebileceği değerlendiriliyor.

