Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabet tanısı konulan her hastanın şikâyeti olmasa bile düzenli göz muayenesi yaptırması gerektiğini vurguladı.
“RETİNA HASAR GÖRÜRSE GÖRME GERİ DÖNMEYEBİLİR”
Acıbadem Ataşehir Hastanesi Göz Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Berna Özkan, diyabetik retinopatinin diyabetin en önemli komplikasyonlarından biri olduğunu belirterek şu bilgileri paylaştı:
“Retina, gözün içini kaplayan ve görüntüyü algılayarak beyne ileten sinir tabakasıdır. Görme fonksiyonunu gerçekleştiren ana yapıdır. Diyabetik retinopatide bu yapı yüksek kan şekerine bağlı olarak hasar görür ve tedavide gecikildiğinde kalıcı görme kaybı oluşur.”
Uzmanlar, erken dönemde teşhis edilen vakalarda görme kaybının büyük ölçüde önlenebildiğine dikkat çekiyor.
HER 10 HASTADAN 3’ÜNDE GÖRÜLÜYOR
Diyabetik retinopati, diyabet hastalarının yaklaşık yüzde 30-35’inde görülüyor. Hastalık süresi uzadıkça risk artıyor. Yapılan çalışmalara göre diyabet süresi 15 yılı aştığında retinopati görülme oranı yüzde 66’ya kadar çıkabiliyor.
Kan şekerinin uzun süre yüksek seyretmesi, retina damarlarında ciddi hasara yol açarak ödem, kanama ve görme azalmasına neden oluyor.
KALICI GÖRME KAYBI VE RETİNA DEKOLMANI RİSKİ
Yüksek kan şekeri, damar duvarlarında yapısal bozulmaya yol açıyor. Hasar gören damarlardan sızan kan ve sıvı, retinada ödem ve kanamaya neden oluyor. İleri evrelerde ise retina yeterli oksijen alamıyor ve hücre kaybı başlıyor.
Prof. Dr. Berna Özkan, “Bu evrede oluşan görme kaybı çoğu zaman geri dönüşsüzdür. Hastalık ilerlediğinde retina dekolmanı gelişebilir ve görme seviyesi yalnızca ışığı ayırt edecek düzeye kadar düşebilir” uyarısında bulundu.
GLOKOM VE KATARAKT RİSKİ DE ARTIYOR
Diyabet yalnızca retinayı değil, gözün diğer yapılarını da etkileyebiliyor. Katarakt, glokom (göz tansiyonu), kornea hastalıkları ve enfeksiyonlara yatkınlık diyabetin göz üzerindeki diğer etkileri arasında yer alıyor.
Bağışıklık sisteminin zayıflaması nedeniyle diyabet hastalarında ciddi göz içi enfeksiyonlar gelişebiliyor. Ayrıca göz kaslarını yöneten sinirlerde hasar oluşarak çift görme şikâyeti ortaya çıkabiliyor.
YILDA EN AZ BİR KEZ GÖZ MUAYENESİ ŞART
Uzmanlara göre diyabet tanısı alan ve henüz göz bulgusu olmayan hastalar yılda en az bir kez göz muayenesinden geçmeli. Erken evre retinopati saptandığında takip aralığı 6 aya düşürülüyor. İleri evrelerde ise kontrol sıklığı artırılıyor.
Görme keskinliğinde ani azalma, görme alanında kayıp ya da şiddetli göz ağrısı oluşması halinde kontrol zamanı beklenmeden doktora başvurulması gerektiği vurgulanıyor.
MODERN TEDAVİ YÖNTEMLERİ UMUT VERİYOR
Günümüzde uygulanan göz içi enjeksiyonlar, lazer fotokoagülasyon ve ileri evrelerde vitreoretinal cerrahi yöntemleri sayesinde birçok hastada tam görme kaybının önüne geçilebiliyor.
Damar sızıntısına bağlı retina ödemi geliştiğinde uygulanan tedavilerle görme keskinliğinde artış sağlanabiliyor. İleri evrelerde ise cerrahi müdahalelerle kanamalar temizlenebiliyor ve retina yeniden yerine yerleştirilebiliyor.
Uzmanlar, diyabetik retinopatinin erken tanı ve düzenli takip ile büyük ölçüde kontrol altına alınabileceğini belirterek, “Göz sağlığınızı korumak için diyabetinizi kontrol altında tutun ve düzenli muayenelerinizi ihmal etmeyin” çağrısında bulunuyor.

