İYİ Parti Bulancak İlçe Başkanı Akif Kacar’ın gündeme taşıdığı maden ruhsatları listesi, Giresun’da çevre, tarım, yaylacılık ve yaşam alanları eksenindeki tartışmaları yeniden alevlendirdi. Kacar, söz konusu sahaların yalnızca teknik birer ruhsat alanı olarak görülemeyeceğini belirterek, bu bölgelerin köylünün geçim kaynağı, su havzaları, yaylalar ve gelecek kuşaklara bırakılacak doğal miras açısından hayati önem taşıdığını ifade etti.
GİRESUN’DA MADEN RUHSATLARI İLÇE İLÇE GÜNDEME GELDİ
Kacar’ın paylaştığı listeye göre Giresun merkezde Lidya Madencilik adına kayıtlı üç ayrı saha bulunuyor. Akköy, Sayca, Çukurköy, Burhaniye, Darköy, Yaykınlık ve Hamidiye köylerini kapsayan ilk alan 1671,47 hektar olarak açıklandı. Melikli, Osmaniye, Okçu, İnişdibi ve Çamlık çevresindeki ikinci sahanın büyüklüğü 1814,8 hektar, Darköy, İnece ve Boztepe’yi kapsayan üçüncü sahanın büyüklüğü ise 436,29 hektar olarak listede yer aldı.
Piraziz’de Gümüştaş Madencilik adına iki ayrı ruhsat sahası dikkat çekti. Deregözü, Erenli, Alisayvan, Armutçukuru, Şerefli ve Bahariye köylerini kapsayan alan 1750,17 hektar, Güneyköy, Alınca, Kestaneköy ile Ordu ili Osmaniye bölgesini içine alan diğer saha ise 1645,86 hektar büyüklüğünde gösterildi.
Dereli’de Gencer Maden adına kayıtlı Yeşiltepe, İçmesu, Bahçeli ve Kartepe Yaylası çevresindeki ruhsat alanı 1214,5 hektar olarak açıklandı. Bulancak’ta Kar Mineral Madencilik adına Naltaş Yaylası, Ortaoba, Çambaşı İkidere Obası ve Karagöl Dağı Hevsel Bahçesi çevresindeki sahanın 1991,15 hektar olduğu bildirildi. Şebinkarahisar’da ise MirYıldız Madencilik adına Asarcık, Duman Yaylası, Küllük Yaylası, Çakırgöl Yaylası, Dereyurt Obası ve Suluyurt bölgesini kapsayan alanın 1987,75 hektar büyüklüğünde olduğu belirtildi.
MADEN FAALİYETLERİ İÇİN ŞEFFAFLIK VE HALKIN RIZASI VURGUSU
Açıklamasında madenciliğe toptan karşı olmadıklarını vurgulayan Kacar, “Bizler bu toprakların sahibi değil, emanetçileriyiz” diyerek, atalarından miras kalan alanların aynı sorumlulukla korunması ve daha yaşanabilir biçimde gelecek nesillere bırakılması gerektiğini dile getirdi. Bu yaklaşımın yalnızca bugünün değil, Giresun’un yarınının da meselesi olduğunu kaydetti.
GİRESUN’DA GERİLİM UYARISI VE SAĞDUYU ÇAĞRISI
Son dönemde bazı bölgelerde yaşanan gerginliklere de değinen Kacar, jandarma ile vatandaşın karşı karşıya gelmesini doğru bulmadıklarını söyledi. Jandarmanın da köylünün de bu milletin evladı olduğunu belirten Kacar, devlet ile milletin çatışıyormuş gibi gösterildiği hiçbir tablonun kabul edilemeyeceğini ifade etti.
Yetkililere sağduyu çağrısında bulunan Kacar, sürecin diyalog, uzlaşı ve hukuk çerçevesinde yürütülmesi gerektiğini belirtti. “Bu vatanın sadece üstü değil, yerin altı da bizimdir. Bu topraklar sahipsiz değildir” sözleriyle açıklamasını tamamlayan Kacar, maden tartışmalarında halkın sesinin daha fazla dikkate alınması gerektiğini savundu.
GİRESUN’DA MADEN TARTIŞMASININ YEREL ETKİSİ BÜYÜYOR
Giresun’da maden ruhsatlarıyla ilgili tartışma artık yalnızca teknik bir izin ya da yatırım başlığı olarak görülmüyor. Özellikle kırsal mahalleler, köyler ve yaylalarda yaşayan vatandaşlar açısından konu; su kaynaklarının korunması, tarımsal üretimin geleceği, hayvancılık alanları ve bölgenin doğal kimliğiyle doğrudan bağlantılı bir meseleye dönüşmüş durumda. Bu nedenle önümüzdeki süreçte atılacak her adımın, sadece şirketler ve kurumlar arasında değil, yerel halkın doğrudan katılımıyla ele alınması daha da önemli hale geliyor.

