Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Eğitim Sen’den eğitimdeki çocuk istismarına tepki

Bu haberin fotoğrafı yok

Giresun eğitim Sen Şube Yürütme Kurulu tarafından yapılan yazılı açıklamada eğitimdeki çocuk istismarına tepki gösterildi. Açıklamada özetle şu konulara değinildi” Siyasi iktidarın eğitimin ticarileştirilmesi ve dinselleştirilmesi yönündeki uygulamalarına kayıtsız şartsız destek veren, Eğitimciler Birliği Sendikası (Eğitim Bir Sen) Genel Başkan Yardımcısı Atilla Olçum, “Kemalist ruhu, Kemalist ideolojiyi müfredatımızdan ciddi bir şekilde arındırıp medeniyet değerlerini içselleştirmiş bir müfredatı bu ülkenin en büyük sivil toplum teşkilatı olarak ortaya koymamız gerekiyor” diyerek, bugüne kadar eğitim sisteminde yaşanan ve eğitimin evrensel ilke ve değerlerine açıkça meydan okuyan düzenlemelerin yeterli olmadığını açıkça ifade etmiştir.

Türkiye’de eğitim sisteminin “tek din, tek mezhep” anlayışı doğrultusunda biçimlendirilmesi, zorunlu din dersi dayatması, karma eğitim karşıtlığı gibi eğitim biliminin en temel ilkelerini yok sayan bir zihniyetin böyle bir dil kullanması şaşırtıcı değildir. Son olarak Karaman’da yaşanan ve tüm ülkede gündem olan çocuklara yönelik “cinsel istismar” konusunda tek kelime etmemiş olanların birdenbire eğitim müfredatından şikayetçi olması dikkat çekicidir. Bu çağ dışı zihniyet, yıllardır çocukları “çocuk” olarak değil, “cinsel obje” gibi gördükleri için sürekli karma eğitim karşıtlığı yapmakta ve 18 yaşından küçük kız çocuklarının başını örtmesi gerektiğini savunmakta, bununla birlikte eğitimde yaşanan ticarileşme ve piyasalaştırma uygulamalarına açıkça destek vermektedir. Günlerdir ülke gündeminde ilk sıralarda olan dini vakıf ve cemaat evlerinde yaşanan cinsel istismarlar hakkında hiç ses çıkarmayanların Atatürk’ü ve Atatürkçülüğü hedef alan açıklamalar yapması dikkat çekicidir. Eğitim ile ilgili olarak attıkları her adımda eğitim biliminin temel ilkelerini ayaklar altına alan, çocuk hakları sözleşmesine aykırı eğitim politikalarına destek veren ve bütün bunları “medeniyet değerleri” olarak pazarlamaya çalışan bu çağ dışı zihniyeti anlamak için eğitimde ırkçı, mezhepçi ve ayrımcı uygulamalara bakmak yeterlidir. Türkiye’de kamusal, bilimsel, demokratik, laik ve anadilinde eğitim hakkı mücadelesinin temsilcisi olarak, insanlığın ortak evrensel değerlerine meydan okuyan, çocuk istismarcılarına tek söz söylemeyip, Atatürk ile uğraşarak gündem yaratmaya çalışanları, “medeniyet değerleri” diyerek savaş açtıkları laik bilimsel eğitim anlayışına saygı duymaya davet ediyoruz.”