Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Cuma Hutbesi Konusu: İbadet

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın 06.11.2026 Cuma hutbesinde, ibadetlerin yaratılış gayesi ve hayata yansıması vurgulandı.

Diyanet İşleri Başkanlığı'nın 06.11.2026 Cuma hutbesinde, ibadetlerin yaratılış gayesi ve

Muhterem Müslümanlar!
Cenâb-ı Hakk’a olan bağlılığımızın en somut göstergesi ibadetlerimizdir. İbadetler; yaratılış gayemizdir, imanımızın hayata yansımasıdır. Rabbimizin bize sunduğu nimetlere karşı şükrümüzün gereği, O’nun sonsuz rahmetine ulaşma arzumuzdur. İhlasla eda ettiğimiz her ibadet; dilimizin zikirle buluşmasına, hayatımızın mutlulukla dolmasına vesiledir.

Aziz Müminler!
Rabbimizin farz kıldığı, şekli ve vakti belli ibadetler, dinimizin direği ve kulluğumuzun özüdür. Namaz bizleri; hayâsızlıktan ve kötülükten uzak tutar, günahlardan temizler, gönlümüzü huzura erdirir. Oruç; takvayı, sabrı, muhtacın derdiyle dertlenmeyi bizlere öğretir. Zekât, malımızı ve servetimizi maddi ve manevi kirlerden arındırırken bizleri de cimrilik hastalığından korur. Hac ise kötü sözlerden, kavgadan ve öfkeden uzak kalmayı, bütün insanların Allah katında bir tarağın dişleri gibi eşit olduğunu bizlere hatırlatır.

Kıymetli Müslümanlar!
Allah’ın rızasını gözeterek yaptığımız her iyilik ve her hayırlı iş aynı zamanda bir ibadettir.[1] Nitekim kendimizin ve ailemizin rızkını helal yollardan kazanmak, alışverişte dürüst olmak, çalışıp üretmek ibadettir. Ailemiz, akrabamız ve komşularımızla bağımızı güçlü tutmak, onlarla ilgilenmek, onların sevinçlerini ve kederlerini paylaşmak ibadettir. Engelli bir kardeşimizin hayatını kolaylaştırmak, ihtiyaç sahibi bir öğrencinin eğitimine destek olmak,

Geçim sıkıntısı çeken bir komşuya yardım etmek, ibadet kapsamında değerlendirilmektedir. Hz. Muhammed’in (s.a.s), “Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da o kulun yardımcısıdır” müjdesine nail olmak büyük bir saadettir.

Yüzümüzde beliren tebessüm, engelleri kaldırmak ve mazlumların yardımına koşmak sadakat ve ibadet sayılmaktadır. Bir hastaya kan vererek can olmak veya çaresiz bekleyen bir kardeş için organ bağışında bulunmak da iyiliktir ve ibadettir. Ayet-i kerimede yer alan “…Kim, bir insanın hayatını kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur…” ifadesi bu konuya vurgu yapmaktadır.

Ömrümüz kısa ve dünya geçicidir. Ahiret hayatı ise ebedi gerçeğe dayanır. Dünyada ne kadar kaldığımız değil, Allah’a olan kulluğumuz ve O’nun rızası için yaptığımız iyilikler önemlidir. Hz. Muhammed’in (s.a.s), “Allah katında amellerin en sevimlisi, az da olsa devamlı olanıdır” tavsiyesine uyarak ömrümüzü ibadete çevirmek asıl meseledir.

Hutbe, Nahl sûresi doksan yedinci ayet-i kerimenin mealiyle tamamlanmaktadır: “Erkek ya da kadın, kim mümin olarak salih…”

İbadetin sadece bir görev değil, aynı zamanda hoş bir hayat yaşatma aracı olduğuna dair vurgu.