Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bahat, “Müftüoğlu Camii kubbeli olmalıdır”

Bu haberin fotoğrafı yok

Giresunlu hayırsever iş adamı inşaat Mühendisi Ali Bahat, kamuoyunda tartışmalara neden olan Malpazarlığı’ndaki mevcut caminin yerine yenisi yapılacak olan Müftüoğlu cami projesi ile ilgili son kez konuştu. Türkiye’nin yanı sıra dünyanın çeşitli ülkelerinde 1000’e yakın caminin projesine imza atan Ali Bahat, caminin mutlaka Mimar Sinan tarzı kubbeli cami olması gerektiğini vurguladı. Bahat, bu cami Giresun’un prestij projesi olmalıdır” dedi.

Bahat neden Kubbeli cami yapılmasını ve bu konudaki tartışmalarla ilgili ise şu açıklamayı yaptı.

“Camiler Kabe’nin şubesi olduğundan, şu ana kadar imkanım olduğu halde Nurettin Canikli beyle bu konuyu hiç konuşmadım. Sayın bakanımız Nurettin Canikli bey; Müftüoğlu caminin tarzı konusunda benim bulunmadığım toplantıda cami tarzının seçimi konusundaki halk oylamasına gidilmesini istemiştir. Ali Bahat toplantıda bulunmadığı ve ne konuşulduğunu bilmediği için basın toplantısında, yanlışlıkla sayın bakanımız Nurettin Canikli beyin kubbeli cami tarzını tercih ettiğini söylemiştir. Halbuki aynı toplantıda sayın milletvekilimiz Sabri Öztürk bey görüşünün çatılı cami tarzında olduğunu beyan etmiştir.

Türkiye’mizin bütün illerinde yapılan camilerde karar vermeden önce bu konuda ehil kişilere proje yaptırılmış ve müftülük heyeti: tarafından proje tarzının ne olacağı konusunda kesin karar vermişlerdir. Çatılı cami isteyenlerin hiçbiri, ömürlerinde hiç cami planı yapmamışlar ve yaptırmamışlardır.  Mehmet Fatsa bey Osmanlıca yazıyı, Mezar taşlarını okuma konusunda eğitim almıştır. Herhangi bir caminin tarihi eser olup olmadığı konusunda eğitim almadığı, dolasıyla yedi kişiden oluşan tarihi eser kurulunda kanunen görev alamaz. Sadece herhangi bir vatandaş gibi fikrini beyan edebilir durumdadır. Eğitimini almadığı bir konuda illa da benim dediğim, çatılı tarzda olmalı diye ısrar etmemeli kanaatindeyim.

Mehmet Fatsa bey; mevcut caminin tarihi eser olduğu konusundaki fikirlerini, konu mahkeme safhasında iken de mahkeme heyetine de sunmuş, fakat bilirkişilerin hiçbiri, hiçbir itirazının yerinde olmadığına karar vermiş ve mahkemece caminin tarihi eser kaydını kaldırmıştır.

Caminin tarzı konusunda iki ayrı fikir ve proje olduğundan Giresun müftülüğü, daha tecrübeli mimarlar-mühendisler vardır diye her iki projeyi Ankara diyanet vakfı genel merkezine göndermiş ve genel merkezdeki ilgililer her iki projeyi de inceleyerek kubbeli cami tarzını ve projesini beğendiklerini ifade ederek Giresun müftülüğüne yazılı görüşlerini bildirmiştir.  Maalesef siyaset yine devreye sokularak bu defa Sabri bey öncülüğünde konu Ankara diyanet işleri başkanlığına götürülmüştür.

Memur pozisyonunda olan diyanet işleri başkanlığından iki teknik eleman Giresun’a gelerek, kulaklarına üflendiği şekilde Ali Bahat’a “Alt iki kat sizin projenizde olduğu gibi, fakat cami katının çatılı yapılarak uzlaşma sağlanmasını” teklif etmiş. Fakat Ali Bahat onlara her caminin, Kabe’nin bir şubesi olduğunu, pazarlık yapılarak günah işlendiğini söylemiş ve onlarda projeyi biz hazırlayacağız diyerek Giresun’dan ayrılmışlar. Fakat aradan yedi aydan fazla zaman geçtiği halde bir proje sunamamış, sadece dış görünüşle ilgili üç boyutlu resim göndermiş ve tarzı konusunda karar verildikten sonra caminin projesi o zaman yapılacakmış!   Maalesef siyasetçinin meselede öncülük etmesiyle, Ankara ya gel-gitlerle şu ana kadar 32 ay geçmiş hala ortada bir proje yoktur ve böylece vatandaş mağdur edilmiştir.  Şayet siyasetçi devreye girmeseydi şu ana kadar caminin kabası bitmiş ve ince işçiliğe devam edilecekti.

Şu ana kadar Türkiye’mizin hiçbir ilinde cami gibi bir mabedin yapılmasında hiçbir Millet vekili taraf olmamış ve sadece konu proje konusunda ehil teknik elemanlara bırakılmıştır.

Yapılacak cami alanı yarım dönüm den fazla (604m2) alana sahip, 1800 kişi ile Giresun’umuzda en fazla cemaat kapasitesiyle hizmet verecektir.

Giresun’umuzda Selçuklu tarzında yapılmış camiler Müftüoğlu caminin en fazla üçte bir alanına yani 13.00/15.00 m gibi bir ebatlara sahiptir.

Hastane yanına yapılacak cami ebadı Müftüoğlu cami ebadına göre çok daha küçük olduğundan, Ali Bahat tarafından hem Mehmet Fatsa, hem sayın milletvekillerimiz Cemal Öztürk ve hem de Sabri Öztürk beyler aranarak “hastane yanındaki caminin çatılı cami tarzında, Müftüoğlu caminin ise kubbeli olması yönünde bir uzlaşma sağlanmasını, bunun için sayın bakanımız Nurettin Canikli beyle görüşülmesini, böyle uzlaşma sağlanmasının maddi yardım toplama konusunda müftünün ve imamların işini de  kolaylaştıracağını” söylemiştir. Fakat mesaja cevap verilmemiştir. Tüm Osmanlı padişahlarının, mimar Sinan dahil tüm cami ustalarının, 5-6 metre çapındaki türbeleri dahi kubbeli olarak yapılmıştır.

Osmanlı tarihinde 604 m2 gibi çok büyük alana sahip hiçbir cami çatılı yapılmamıştır. Şimdi elde çatılı caminin mimari projesi olmadığı için, caminin alt iki katında taş duvar ve taş direk kalınlıklarının ne kadar olduğu bilinmemektedir. Fakat şurası gerçektir ki ; dünya İslam tarihinde, Selçuklu ve Osmanlı tarihinde ve cumhuriyet döneminde üç katlı büyük-küçük bir cami çatılı tarzda yapılmamıştır.   Bu cami büyüklüğünde cumhuriyet döneminde yapılan tüm camiler (İstanbul ve Ankara hava alanı camilerin de olduğu gibi) tek katlı yapılmıştır. Sayın bakanımız Nurettin Canikli bey şu anda devletimizin bekası ile meşgul olduğundan, tarafsızlığı sağlama görevi sayın milletvekilimiz Sabri Öztürk beyin görevi olduğu kanaatindeyim. Hiç olmazsa tarafsız davrandığını halka deklare ederek, sadece bir grubun vekili değil tüm halkın vekili olduğunu göstermesi gerekir diye düşünüyorum.

Gerek Giresun ve kazalarından gerekse komşu il ve ilçelerde ki üniversite yurtlarında kalan gençlerin, Cuma günkü oylamaya “bindirilmiş kıta” şeklinde katılmamaları için Giresun ve ilçeleri doğumlu olmayan hiçbir şahsın, oylamaya katılmaması ve böylece oylamaya gölge düşmemesi gerektiği kanaatindeyim. Bu durumu sağlamak için, sayın milletvekilimiz Sabri Öztürk gerek sayın valimizin, gerekse müftümüzün devreye girmesi gerektiği, şayet tedbir alınmaz ve seçime gölge düşerse bu meselenin burada bitmeyerek görsel ve yazılı basında konuyu dile getireceğimi belirtmek isterim. Sayın ilgililerin belirttiği gibi seçme yaşına haiz, kadın erkek her Giresunlu vatandaşlarımız oylarını kullanacaktır.

Tüm dünya ülkelerinde yapılan seçimlerde, oylamaya katılım sayısı ne kadar fazla olursa, seçimde o nispette demokratik olur. Yapılacak caminin tarzı tüm Giresun halkını ilgilendirdiğinden, konunun öncelikle yazılı ve görsel basında, gerek mimarlar – inşaat mühendisleri, esnaf ve sanatkarlar başkanları vs. ilgilileri tarafından tartışılması ve bu tartışma işinin şimdiki gibi 32 ay sonra değil, daha işin başında iken tartışılmasından yana olduğumu belirtmek isterim.  Mevsimin kış olması nedeni ile belki de karlı veya yağmurlu havada oy kullanılacaktır. O bakımdan seçim yapılacak yere büyük çatır kurulması ve vatandaşların uzun zaman kuyrukta beklememeleri için de daha fazla sayıda seçim sandığının bulunması gerektiği kanaatinde olduğumu arz ederim.”