Anayasa Mahkemesi, 4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanunu’ndaki düzenlemede yer alan, engellilik oranı yüzde 90’ın altında olan bireylerin yalnızca aracı engelliliğine uygun özel tertibatla bizzat kullanmaları halinde istisnadan yararlanabilmesini öngören bölümü iptal etmişti. Karar, 26 Haziran 2025 tarihli Resmî Gazete’de yayımlandı ve iptal hükmünün dokuz ay sonra yürürlüğe girmesi kararlaştırıldı.
ÖTV MUAFİYETİ TARTIŞMASININ MERKEZİNDE AYM KARARI VAR
AYM’nin değerlendirmesinde, yüzde 90’ın altında engelli olup da sürücü belgesi alamayan ve bu nedenle taşıtı kendisi kullanamayan bireylerin kişisel durumlarının yeterince gözetilmediği vurgulandı. Mahkeme, söz konusu sınırlamanın sosyal devlet ve eşitlik ilkeleriyle bağdaşmadığı sonucuna vardı.
Ancak kararın yürürlüğe girdiği 26 Mart 2026 sonrasında yeni bir yasal düzenleme yapılmaması, uygulamada belirsizlik tartışmasını da beraberinde getirdi. Engelli örgütleri ve bazı siyasi isimler, vergi dairelerinde yüzde 90 altı raporu olan bireylerin ÖTV muafiyetli araç alım işlemlerinin durduğu yönünde açıklamalar yaparak hükümete çağrıda bulundu.
ÜMİT İŞBAKAN HAK KAYBI UYARISINDA BULUNDU
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Ümit İşbakan, ortaya çıkan tablonun teknik bir değişiklikten ibaret olmadığını, doğrudan temel hakları ilgilendiren bir sorun haline geldiğini söyledi. İşbakan, resmi yazışmalarda yer alan “istisnanın uygulanması mümkün bulunmamaktadır” ifadesinin, engelli bireylerin araç alım hakkının fiilen ortadan kalktığını gösterdiğini savundu.
İşbakan, mevcut durumun Anayasa’nın eşitlik ilkesini düzenleyen 10. maddesi ile engellilerin korunmasını öngören 61. maddesiyle çeliştiğini öne sürdü. Yeni bir düzenleme yapılmadan hak alanının ortadan kalkmasının, engelli bireyleri belirsizlik içinde bıraktığını ifade etti.
ULUSLARARASI HAKLAR VE BAĞIMSIZ YAŞAM VURGUSU
Açıklamada, Türkiye’nin taraf olduğu Birleşmiş Milletler Engelli Hakları Sözleşmesi’ne de dikkat çekildi. Erişilebilirlik ve kişisel hareketlilik başlıklarının, engelli bireylerin bağımsız yaşam hakkı açısından temel güvence oluşturduğunu belirten İşbakan, araç kullanımının birçok kişi için lüks değil zorunluluk olduğunu dile getirdi.
İşbakan, bu nedenle yaşanan sürecin sıradan bir mevzuat değişikliği gibi görülmemesi gerektiğini savunarak, ulaşım imkanının daralmasının sosyal hayata katılımı da doğrudan etkilediğini kaydetti.
ACİL YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI YÜKSELDİ
Ordu İl Engelli Meclisi tarafından dile getirilen talepler arasında, yüzde 90 altı engelli bireyler için araç alım hakkının yeniden açık biçimde düzenlenmesi, mevcut hakların korunması ve araç yenileme süresinin 10 yıldan 5 yıla indirilmesi de yer aldı. Açıklamada, oluştuğu belirtilen hukuki boşluğun derhal giderilmesi istendi.
CHP Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka da benzer yönde açıklama yaparak, yüzde 90 altı engelli yurttaşların ÖTV muafiyetli araç alım işlemlerinin derhal yeniden başlatılması çağrısında bulundu.
ÖTV MUAFİYETİ KONUSUNDA GÖZLER YENİ DÜZENLEMEYE ÇEVRİLDİ
Gelinen noktada tartışmanın odağında, AYM’nin iptal ettiği sınırlayıcı hükmün yerine yeni bir yasal çerçevenin getirilip getirilmeyeceği bulunuyor. Resmî metinlerde iptal edilen bölümün, yüzde 90 altı engelliler için mevcut istisna koşulunu hedef aldığı açık biçimde görülürken; uygulamanın nasıl sürdürüleceği konusunda yeni bir düzenleme yapılmaması, sahada ciddi bir kafa karışıklığı yaratmış durumda.
Önümüzdeki günlerde Hazine ve Maliye Bakanlığı ile TBMM’den gelecek olası adımlar, engelli bireylerin araç alım hakkı bakımından belirleyici olacak. Özellikle ulaşımın bağımsız yaşamın temel unsurlarından biri olduğu düşünüldüğünde, atılacak her adım yalnızca vergi uygulamasını değil, sosyal haklar alanını da doğrudan etkileyecek.

