Dürüstlük; özü sözü bir olmaktır. Olanı olduğu gibi söylemektir. Lafı eğip bükmeyi bilmemektir. Politik olamamaktır.
Ürün pazarlayanlar politiktir. Ürünü satabilmek için yakışmayan elbiseye tam size göre, rengi çok açtı, bu fiyata bu kalite çok zor bulunur gibi lafları söylerler. Yeter ki ürünü satılsın. Alıcının memnun kalıp kalmamasını düşünmeyebilirler.
Pazarda sebze satanlar tarladan yeni geldi, taptaze gibi abartılı cümleler kurarlar. Satıcıya göre pazarda dürüst olmak para etmeyebilir!
Eve yardımcı alınırken ben şöyle temizlik yaparım, böyle temizlik yaparım denir. Ama hiç de vadedildiği gibi çıkmayabilir.
Gazetelerde, televizyonlarda, sosyal medyada okuduğumuz haberlere artık inanamıyoruz. Dürüst haber mi yoksa takipçi çekmek için asparagas haber midir?
Dürüst olan ile dürüst olmayanı ayırt etmek zaman ve tecrübe ister.
Göz göre göre yalan söyleyen birinin yalanını yakaladığınızda ya görmezden gelmelidir ya da susmalıdır. Çünkü dürüst olmadığını kabul etmeyebilir üstüne bir de suç bastırmaya kalkabilir.
Arkadaş ilişkilerinde kırıldığınız konular olabilir, bunu dürüstçe söylemeyi denediğinizde karşıdakinin kapasitesi bunu anlamaya yetmeyebilir. Duygunuzu anlamak şöyle dursun, haklıyken haksız duruma düşülebilir.
Dolandırılıp paranızı kaptırdığınızı dürüstçe ifade ettiğinizde, amma da safsın, nasıl olurda kanarsın denilebilir.
Değer verdiğiniz insanlara değerli olduğunu hissettirip beklentinizi dürüstçe söylediğinizde, size aynı değeri vermiyorsa, beklentiniz geçiştirilip, karşılanmayabilir.
Doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar misali dürüstlük her zaman kazandırmayabilir.
Her ne kadar bazen kaybettirir gibi görünse de dürüstlük aslında hep kazandırır. Er ya da geç sapla saman anlaşılır.
Dürüstlük kazandırır çünkü değerinizi bilenler etrafınızda kalırlar, değerinizi bilmeyenler giderler.
Toplum dürüst insanı zamanla hak ettiği yere koyar. Dürüst insana haksızlık yapılırsa toplum ayaklanabilir.
Dürüst olanı dürüstlükten anlayan insanlar korur, haksız ithamda bulunulmasına izin verilmez.
Esnafında dürüstü müşteriler tarafından bilinir, namı yayılır. Müşterileri sabittir, güven duyulur.
Dürüst insanın hali tavrı yüzüne yansır. Sevilir, sayılır, sözü dinlenir, değer görür.
“Altın Balta” adlı bir Anadolu masalında fakir bir köylü baltasını suya düşürür. Baltasını ararken bir değirmenciden yardım ister. Masal bu ya, değirmenci elini suya daldırıp bir altın balta çıkarır. Köylü kendi baltası olmadığını söyler. Tekrar elini suya daldırır eski, paslı bir balta çıkarır. Köylü bunun kendi baltası olduğunu söyler. Değirmenci köylünün dürüstlüğünden etkilenip ona altın baltayı hediye eder. Böylece köylü bir daha yokluk yüzü görmez.
Dürüstlük masallarda kalmasın. İşte, evde, okulda, sokakta, adliyede, hastanede kısacası her yerde dürüstlük gereklidir. Ve dürüstlük herkese lazımdır.
Dürüst Olalım, Dürüst Kalalım.







YORUMLAR