Kaya, hasat öncesi yapılan hesapların doğa şartları ve kalite kayıpları nedeniyle sürekli değişebileceğine dikkat çekti.
TAHMİNİ FINDIK REKOLTESİ HASADA KADAR DEĞİŞEBİLİR
Ordu Ziraat Odası eski Başkanı ve araştırmacı Ali Kaya, mart ayı başı ile hasat dönemi arasında rekolte tahmini yapılabildiğini, ancak bunun “kesin rekolte” olarak sunulamayacağını belirtti. Kaya’ya göre tahminlerin yalnızca dallardaki karanfil ve çotanak sayısına bakılarak formüllerle hesaplanması, sürecin tamamını karşılamıyor.
DÖKÜLME, KALİTE KAYBI VE DOĞA OLAYLARI HESABA TAM GİRMEZ
Kaya, hasada kadar yaşanabilecek dökülmelerin, kalite kayıplarının ve beklenmeyen doğa olaylarının hesaplamalara tam yansıtılamadığını vurguladı. Bu nedenle tahmini verilerin her zaman değişkenlik gösterebileceğini, “gerçek rekolte” gibi ilan edilmesinin yanlış olduğunu ifade etti.
KOKARCA ZARARI REKOLTE TAHMİNLERİNİ DOĞRUDAN ETKİLİYOR
Ali Kaya, 2025 yılında kahverengi kokarcanın özellikle Orta ve Doğu Karadeniz’de yüzde 10-30 oranında zarara yol açtığını hatırlatarak, yeterli mücadele yapılmaması halinde benzer risklerin sürebileceğini söyledi. Bu tür belirsizliklerin, hasat öncesi tahmini fındık rekoltesi çalışmalarını doğrudan etkilediğini dile getirdi.
FINDIK FİYATI TESPİTİNDE KULLANILMASI ÜRETİCİYİ ZARARA UĞRATIR
Kaya, tahmini rekoltelerin Türkiye fındık arzı olarak kabul edilemeyeceğini, ilan edilemeyeceğini ve gösterilemeyeceğini belirtti. Tahmini veriler üzerinden yapılan dekara verim hesaplarının gerçekte olduğundan yüksek çıkabildiğini, bunun da kilogram maliyetini düşük gösterdiğini savundu. Kaya’ya göre bu tablo, fındık fiyatlarının ve üretici satış fiyatlarının haksız şekilde aşağıda oluşmasına yol açıyor.
“TAHMİN REKOLTE GERÇEK ARZ GİBİ SUNULMAMALI”
Ali Kaya, hasada kadar her an değişebilen verilerin “gerçek rekolte” gibi değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyerek, üreticinin mağdur olmaması için tahmini fındık rekoltesi rakamlarının fiyat belirleme süreçlerinde temel veri haline getirilmemesi çağrısında bulundu.
Tahmini rekoltelerin açıklanmasının sahadaki riskler nedeniyle yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini belirten Kaya, doğru değerlendirme için hasada kadar yaşanabilecek kayıpların ve zararlı baskısının dikkate alındığı daha kapsamlı bir yaklaşım gerektiğini ifade etti.
