Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Gazeteler Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Giresun’da Uzmandan Kritik Uyarı: Anjiyo Yaşı 30’lu Yaşlara Düştü

Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Zeki Yüksel Günaydın, kalp ve damar hastalıklarında yaş sınırının giderek düştüğünü söyledi.

Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kardiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Zeki

Son yıllarda anjiyo yapılan hasta sayısında dikkat çekici artış yaşandığını belirten Günaydın, geçmişte 60–70 yaş grubunda görülen damar tıkanıklıklarının artık 30’lu ve 40’lı yaşlardaki hastalarda da sık karşılaşıldığını vurguladı.

KALP DAMAR HASTALIKLARI GENÇ YAŞLARDA DAHA SIK GÖRÜLÜYOR

Prof. Dr. Günaydın, modern yaşamın kalp sağlığını sessizce yıprattığını ifade ederek, “Eskiden 60–70 yaşlarında karşılaştığımız tabloları artık 30’lu ve 40’lı yaşlardaki hastalarımızda görüyoruz. Bu durum, yaşam tarzının kalp sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini açıkça ortaya koyuyor” dedi.

HAREKETSİZLİK VE SAĞLIKSIZ BESLENME KALBİ FARK ETTİRMEDEN YIPRATIYOR

Hareketsiz yaşam, sağlıksız beslenme, sigara, obezite, yoğun stres, diyabet ve düzensiz uykunun kalp sağlığını zayıflattığını belirten Günaydın, birçok kişinin uyarı işaretlerini önemsemediğini söyledi. Göğüs ağrısı, çabuk yorulma, merdiven çıkarken nefes darlığı ve çarpıntı gibi belirtilerin basit nedenlere bağlandığını dile getiren Günaydın, “Oysa kalp, çoğu zaman sorun olduğunu erken belirtilerle haber verir” ifadelerini kullandı.

ANJİYO KORKULACAK BİR İŞLEM DEĞİL

Toplumda anjiyo işlemine yönelik gereksiz bir korku bulunduğunu belirten Prof. Dr. Günaydın, günümüzde anjiyonun kısa süren ve güvenli bir tanı yöntemi olduğunu söyledi. Çoğu hastanın aynı gün taburcu olabildiğine dikkat çeken Günaydın, “Anjiyo olmak, kalbin kötü olduğu anlamına gelmez. Aksine sorunun erken fark edildiğini ve kontrol altına alınabileceğini gösterir. Erken tanı ile ilaç tedavisi, yaşam tarzı değişiklikleri ve gerekirse stent uygulamalarıyla kalp krizine giden sürecin önüne geçmek mümkündür” dedi.

PANDEMİ VE COVID 19’UN KALP ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

Pandemi döneminin kalp damar sağlığı üzerindeki etkilerine de değinen Günaydın, COVID-19 enfeksiyonunun pıhtılaşma riskini artırarak kalp krizi ve ritim bozukluklarına yol açabildiğini ifade etti. Aşıların koruyucu etkisine dikkat çeken Günaydın, nadir görülen kalp kası veya kalp zarı iltihabı vakalarının ise çoğunlukla hafif seyrettiğini ve kalıcı hasar bırakmadığını belirtti.

RİSK GRUPLARI DÜZENLİ KONTROLÜ İHMAL ETMEMELİ

Kalp hastalığı açısından risk taşıyan grupları da sıralayan Prof. Dr. Günaydın, ailesinde kalp hastalığı bulunanlar, sigara kullananlar, tansiyon, şeker veya kolesterol problemi olanlar ile yoğun stres altında çalışanların düzenli kontrollerini aksatmaması gerektiğini vurguladı. Göğüs ağrısı ve nefes darlığı yaşayan kişilerin ise vakit kaybetmeden kardiyoloji uzmanına başvurmasının hayati önem taşıdığı kaydedildi.