Türkiye’nin Su Potansiyeli ve Kullanımı
Doğa Koruma ve Milli Parklar 11. Bölge Müdürlüğü tarafından Kızılırmak Deltası Kuş Cenneti Sulak Alanı’nda düzenlenen “Dünya Sulak Alanlar Günü” toplantısında konuşan Ondokuz Mayıs Üniversitesi (OMÜ) Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, suyun hem dünya hem de Türkiye için hayati bir unsur olduğunu vurguladı. Prof. Dr. Demir, Türkiye’nin resmi verilere göre 112 milyar metreküp su potansiyeline sahip olduğunu, bunun 75 milyar metreküpünün kullanıldığını ve en büyük payın tarımsal sulamaya ait olduğunu belirtti.
Türkiye Su Fakirliği Sınırında
OMÜ Ziraat Fakültesi Tarımsal Yapılar ve Sulama Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yusuf Demir, Türkiye’nin de birçok ülke gibi su fakirliği sınırına geldiğini belirtti. Demir, “Su, tüm evreni şekillendiriyor. Su, tüm kâinatın enerjisini toplayan, depolayan ve dönüştüren tek maddedir. Kâinatta ilk önce yaratılan su, güneşten aldığı enerji ile bugünkü dünyadaki tüm enerjileri oluşturuyor,” ifadelerini kullandı. Dünya genelindeki su kaynaklarına değinen Demir, dünyanın dörtte üçünün su olmasına rağmen, bu suyun yüzde 97’sinin tuzlu su olduğunu ve tatlı su kaynaklarının çok sınırlı olduğunu vurguladı. Mevcut tatlı suyun yüzde 97’sinin ise göl ve denizlerin altında bulunduğunu, 8 milyar insanın yararlanabildiği suyun, toplam suyun sadece on binde 3’ü civarında olduğunu aktardı.
Türkiye’nin su fakirliği sınırında bir ülke olduğunu belirten Prof. Dr. Demir, “Toplam suyumuz resmi rakamlara göre 112 milyar metreküp. 85 milyondan fazla nüfusumuz var. İnsan başına bin 100 metreküp su düşüyor. Su fakirliği sınırı bin m3. Su fakirliği sınırına geldik. Birçok bölgede su fakirliğine girdik. Ege ve Marmara’da su fakirliğine girildi. Su zengini bir ülke değiliz,” şeklinde konuştu.
Küresel Su Kıtlığı ve Etkileri
Prof. Dr. Yusuf Demir, küresel su sıkıntısına dikkat çekerek, “Su dünyada da önemli. UNESCO’ya göre dünyada her gün 6 bin çocuk susuzluktan ya da buna bağlı hastalıklardan ölüyor. Dünyada 3 milyar insan su kıtlığı ile karşı karşıya. 1 milyar civarında insan günde 2 litre suyla yaşamak zorunda. Bu 2 litreyle sabahtan akşama kadar yeme, içme, temizlik gibi tüm ihtiyaçlarını karşılamak zorundalar,” dedi. Bu durumun önemine binaen, 1993 yılında Brezilya’da Dünya Su Günü ilan edildiğini de sözlerine ekledi.
Gıda İsrafı ve Su Ayak İzi
Prof. Dr. Demir, israfın su kaynakları üzerindeki etkisine dikkat çekerek çarpıcı bir örnek verdi: “Türkiye’den bir örnek; herkes tabağında 1 adet pirinç bıraksa günde 85 milyon pirinç yapar. 85 milyon pirinç yaklaşık 2 ton yapıyor. 2 ton pirinç önemli değil. 1 avuç pirinç üretmek için 3,5 ton su tüketiliyor. 2 ton pirinci üretmek için bir baraj dolusu suyu harcıyoruz. Tabakta 1 adet pirinç bırakmak bir ülkeye böyle bir bedele mal oluyor. Onun için israf da bu şekilde anlatılmalı. Din görevlilerine de israfın böyle anlatılması gerektiğini söylüyorum.”
Demir, gelecekte su ayak izi ve karbon ayak izi kavramlarının önem kazanacağını belirterek, “Artık üretilen her ürünün tohum aşamasından geri dönüşüm aşamasına kadar olan süreçlerde kullanılan su kayıt altına alınacak,” diye ekledi.
Tarımsal Sulamada Büyük İsraf
Prof. Dr. Demir, ülke genelinde bir yılda tüketilen suyun büyük bölümünün tarımda kullanıldığını ve bu kullanımın yanlış yöntemlerle yapıldığını vurguladı. Demir, “Türkiye’deki 112 milyar metreküp suyun 75 milyar metreküpünü kullanıyoruz. Bunun 45 milyar metreküpünü tarımda kullanıyoruz. Maalesef tarımda sulamayı bilmediğimiz ya da sulama mühendislerini kullanmadığımız için bu 45 milyar metreküp suyun 25 milyar metreküpünü boşa akıtıyoruz, yani israf ediyoruz,” ifadelerini kullandı.
Demir, tarımda bir yılda israf edilen su miktarının, Türkiye nüfusunun 1,5 yılda evde ve sanayide kullandığı sudan daha fazla olduğunu belirterek, suyun öneminin kavranması gerektiğini sözlerine ekledi.
