Sahne Perdesi Mart Sayısıyla Yeniden Açılıyor

Tiyatro dünyası için mart ayı her zaman ayrı bir anlam taşır. Çünkü tiyatronun evrensel bayramı olan 27 Mart Dünya Tiyatro Günü, sanatın sahnedeki gücünü ve toplumla kurduğu bağı bir kez daha hatırlatır. İşte tam da bu atmosferde yayımlanan Tiyatro Gazetesi’nin 177. sayısı, tiyatroseverlere dolu dolu bir içerikle “merhaba” diyor. Tiyatro Gazetesi Mart 177. s

Sahne Perdesi Mart Sayısıyla Yeniden Açılıyor

Bu sayının manşetinde, sınırları aşan bir sanat işbirliği yer alıyor. Özbekistan’da sahnelenen “Qashqadaryo Viloyat Qóğirchoq Teatri – Mushuk va Sichqo”, Türkçesiyle “Kaşkadarya Bölge Kukla Tiyatrosu – Kedi ve Fare” adlı oyun, Türkiye’den deneyimli yönetmen Nurhan Uslu tarafından sahneye taşındı. Eser yalnızca bir sahne başarısı değil; aynı zamanda uluslararası kültürel işbirliğinin de güzel bir örneği. Özbekistan Cumhuriyeti Kültür Bakanlığı tarafından yüksek sanatsal ve eğitsel değeri nedeniyle oy birliğiyle kabul edilmesi ve resmi prömiyer izni alması da bunun en somut göstergesi.

Tiyatro Gazetesi Mart 177. s

TİYATRONUN FARKLI SESLERİ AYNI SAYFALARDA

Gazetenin bu sayısında tiyatronun farklı alanlarına dokunan pek çok yazı yer alıyor. Nurhan Uslu’nun “Festivaller Ayına Girerken” başlıklı değerlendirmesi, tiyatro festivallerinin kültürel anlamını masaya yatırırken; Tamer Levent ise “11. Anadolu Tiyatro Ödülleri” yazısında tiyatro dünyasının önemli organizasyonlarından birine ışık tutuyor.

Hatice Görgeç’in “Eleştiri Bazen Oyunu Değil İzleyiciyi Deşifre Eder” başlıklı yazısı eleştirinin tiyatrodaki rolünü sorgularken, Pınar Çekirge “Tomris: Bozkırın Ateşi” ile sahnede tarih ve mitolojinin nasıl buluştuğunu anlatıyor.

Serkan Fırtına’nın “Hamnet’ten Hamlet’e Bir Trajedi” yazısı Shakespeare dünyasına farklı bir perspektif getirirken, Yaşam Kaya ise Anthony Hopkins’in performansıyla öne çıkan “Baba (2026)” filmine Haluk Bilginer yorumunu ekleyerek sanatın uluslararası boyutuna dikkat çekiyor.

Mine Alpan’ın kaleme aldığı Asiye Dinçsoy söyleşisi ise ödüllerin sadece bir başarı göstergesi olmadığını; aynı zamanda sanatçılar için bir dayanışma mesajı taşıdığını hatırlatıyor.

SAHNENİN DIŞINDAKİ SANAT HİKÂYELERİ

Gazetede yer alan diğer yazılar da tiyatronun farklı coğrafyalardaki yolculuğunu gözler önüne seriyor. Avni Rakop’un kaleme aldığı “Güneşin Doğduğu Şehirde Tiyatro Var” yazısı tiyatronun kültürel bir köprü olduğunu anlatırken, Oğuz Kuzey Anadolu Tiyatro Ödülleri’nin Orta Asya’dan Balkanlara uzanan etkisini ele alıyor.

Aybek Veysaloğlu ise Karakalpak Tiyatrosu’nun 100 yıllık serüvenini okurlarla paylaşarak tiyatro tarihine bir saygı duruşunda bulunuyor. Onur Ayan’ın “Tiyatro Her Yerde” başlıklı yazısı ise sahnenin aslında sadece bir bina olmadığını; hayatın kendisinin tiyatroya dönüşebileceğini anlatıyor.

SAHNEDE DANS VE HAREKET

Gazetenin ilk sayfasındaki bir diğer dikkat çekici başlık ise Mercan Selçuk Dans Topluluğu’nun “5 Mevsim” eseri. Modern bale yorumuyla sahneye taşınan eser, geçtiğimiz yıl yapılan prömiyerin ardından ikinci sezonda da izleyiciyle buluşmayı sürdürüyor.

Bu çalışma, dansın ve tiyatronun birbirini nasıl tamamladığını gösteren güzel örneklerden biri olarak öne çıkıyor.

GENÇLER, FESTİVALLER VE SANATIN GELECEĞİ

Büşra Elmaskaya’nın “Çocuk Sahnedeyken Gelecek Kurulur” başlıklı yazısı tiyatronun eğitimle olan ilişkisini ele alırken, Yetkin Yüksel “İzlediklerimden Seçmeler” yazısında sahne deneyimlerinden kesitler sunuyor.

Dr. Rasim Aşın ise Datça Badem Çiçeği Festivali üzerinden sanatın ve kültür etkinliklerinin yerel yaşamla nasıl iç içe geçtiğini anlatıyor.

ARKA SAYFADA TARİHSEL BİR SAHNE

Gazetenin arka kapağında ise “Tomris: Bozkırın Ateşi” oyununa ait afiş yer alıyor. Hatice Görgeç’in yazıp yönettiği oyunun süpervizörlüğünü Nazif Uslu üstlenirken; dekor, kostüm ve ışık tasarımında Nurhan Uslu’nun imzası bulunuyor.

Bu da tiyatronun sadece oyunculuk değil; sahne tasarımından dramaturjiye kadar çok katmanlı bir sanat olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.

PERDE KAPANMADAN

Tiyatro Gazetesi’nin mart sayısı yalnızca birkaç yazıdan ibaret değil. Farklı kurumların etkinlikleri, sanat dünyasından haberler ve sahneye dair pek çok gelişme de sayfalar arasında yer alıyor.

Sanatın sesi her zaman sahneden yükselir. Ama o sesi duyurmak için yazanlara, eleştirenlere ve anlatanlara da ihtiyaç vardır.

İşte bu sayı da tam olarak bunu yapıyor:
Sahnenin ışığını sayfalara taşıyor.

Exit mobile version