KESK, DİSK, sivil toplum örgütleri ve siyasi partilerden Ankara açıklaması

KES, DİSK ve Sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler yaptıkları ortak basın açıklaması ile Ankara’daki terör saldırısını kınadılar. Açıklamada özetle şu görüşlere yer verildi” 17 Şubat 2016 tarihinde Ankara’nın merkezinde yer alan Devlet Mahallesi’nde gerçekleştirilen acımasız saldırı sonucunda resmi rakamlara göre 28 kişi hayatını kaybetmiş, 61 kişi yaralanmıştır. Ankara’da gerçekleşen saldırıyı ve katliamı şiddetle protesto […]

KES, DİSK ve Sivil toplum örgütleri ve siyasi partiler yaptıkları ortak basın açıklaması ile Ankara’daki terör saldırısını kınadılar. Açıklamada özetle şu görüşlere yer verildi” 17 Şubat 2016 tarihinde Ankara’nın merkezinde yer alan Devlet Mahallesi’nde gerçekleştirilen acımasız saldırı sonucunda resmi rakamlara göre 28 kişi hayatını kaybetmiş, 61 kişi yaralanmıştır. Ankara’da gerçekleşen saldırıyı ve katliamı şiddetle protesto ediyor kınıyoruz. Yaşamını yitirenlerin ailelerine başsağlığı ve sabır, yaralılara acil şifalar diliyoruz.
AKP’nin savaş ve mezhepçiliğe dayalı dış politikaları ve iktidar hesapları nedeniyle ülkemiz kan gölüne döndü. Suruç, Diyarbakır, Adana, 10 Ekim ve 17 Şubat Ankara bombalamaları ve katliamları adeta birbirini takip eden, birbirini besleyen, aynı amaca hizmet eden nitelikte saldırılardır. Her ne hikmetse hepsi hakkında hızla gizlilik kararları alındı, basına haber yasağı kondu ve tıpkı saldırılar gibi dosyaları da karanlıkta bırakıldı. Sivil siyasetçilerin, sendika yöneticileri ve üyelerinin, demokratik kitle örgütü temsilcilerinin attığı her adımı, sarf ettiği her sözcüğü, gittiği her yeri takip eden devlet burnunun dibindeki cephanelikleri, canlı bombacıları, patlamaya hazır araçları göremiyor, engellemiyor!  Katliamları kınayan, protesto edenler için ise hızla soruşturmalar açılıyor, cezalar veriliyor! Yüzlerce insanımızı kaybettik, hala bir tek Bakan, bir tek yetkili istifa etmedi. Hükümet hala bir güvenlik zaafiyeti olmadığını iddia edebiliyor! Cumhuriyet tarihi bu kadar yüzsüz, bu kadar pervasız bir Hükümet görmedi. Bu ve benzeri saldırıların sonuçları kadar, nedenleri de sorgulanmalıdır. Siyasi iktidarın “Ya başkanlık ya kaos” anlayışı doğrultusunda başlatmış olduğu “İçeride savaş, dışarıda savaş” politikası, Türkiye’yi böylesi saldırı ve katliamların hedefi haline getirmiştir. Yapılması gereken, iç ve dış politikada ayrıştırıcı ve kutuplaştırıcı söylem ve uygulamalardan uzak durmaktır. Aylardır ısrarla sürdürülen savaş ve şiddet politikalarındaki ısrar Türkiye’nin daha büyük saldırıların hedefi haline gelmesinden başka bir sonuç vermeyecektir.”

Exit mobile version