Fındıkta tekelci firmaya yaptırım uygulanmalı

Fındıkta tekelci firmaya yaptırım uygulanmalı

Fındıkta tekelci firmaya yaptırım uygulanmalı

Giresun Ziraat Odası Başkanı Nurittin Karan, fındıkta tekelci firmaya ciddi bir ceza ve yaptırım uygulanmadığı sürece, serbest piyasada fiyat istikrarının sağlanmayacağını, tekelci firmanın yeni hedefinin yerli ve milli alıcıları saf dışı bırakmak olduğunu savundu.Karan gazetecilere yaptığı açıklamada, 2025 yılı fındık sezonunu değerlendirdi.
Bu yıl fındık sezonunun sıkıntılı başladığına işaret eden Karan, “Nisan ayında bir doğal afet yaşadık. Doğu Karadeniz bölgesinde 500 metre rakımın üzerinde zirai don hasarı oldu. Bu da rekoltenin az olacağı yönündeki tahminimizin gerekçesi olmuştu. Tarım Bakanlığı’nın açıklamış olduğu bir rekolte var. Bu rekolte ne kadar tutacak tabi onu bilemiyorduk ama şimdi pazara inen ve depodaki fındıklara baktığımız zaman bu rakamın 350 bin ton civarında kalacağını öngörebiliyoruz. Tabi kokarca zararı da var bunun içerisinde. Hal böyle olunca, ürün azken fındık fiyatının inişli çıkış bir grafik çizmesini biz de anlamıyoruz. Bir bakıyorsunuz 330-340 lira bandında gelen Giresun fındık piyasası bir anda 290 liralara kadar gevşeyebiliyor. Bunun değişik etkenleri var. Birinci etken, üreticinin malına sahip çıkmaması. Fındık fiyatı hızlı bir şekilde artacak yani çok yukarılara gidecek beklentisi oluşunca ve saklama yeri olmayınca üretici malını emanete veriyor. Yani emanete verilen fındık da artık satıcının kontrolüne, oradan da ister istemez tekelci firmanın kontrolüne geçmiş oluyor. Aslında öncelikle bizim üreticinin depo işini çözmemiz lazım. Yani her üreticin depo ihtiyacını karşılayacak bir sisteme dönüştürmemiz lazım. Bunu yaptığımızda yani emanet fındığı engellediğimiz zaman, fındık fiyatının düşüşünü engelleyebileceğimizi öngörebiliyoruz. Bunun bir denge unsuru olacağını görebiliyoruz” dedi.
“TEKELCİ FİRMAYA CİDDİ YAPTIRIM UYGULANMIYOR”
Rekabet Kurulu tarafından hiçbir zaman tekelci firma ile ilgili ciddi manada yaptırım uygulamadığına dikkat çeken GZO Başkanı Karan şunları kaydetti;
“Yıllardır tekelci firma fındık üreticisini resmen sömürüyor. Sanki bir kapitülasyon uygulanmış gibi hareket ediyor. Ama Rekabet Kurulu ne hikmetse bu firmaya ciddi manada bir ceza yazdığını biz görmedik. Biz artık bundan rahatsız olmaya başladık. Hem rekabet kurulundan rahatsız olmaya başladık hem tekelci firmadan rahatsız oluyoruz. İlgililerin bu konu üzerine gitmesi gerekir.”
“YERLİ VE MİLLİ FİRMALAR KORUNMALI”
Karan tekelci firmanın yeni hedefinin yerli ve milli firmalar olduğunu belirterek şunları söyledi;
“Biz öteden beri sürekli yerli ve milli sermayenin korunması lazım diye diyoruz. Yerli manavlarımız ve sanayicimiz tekel firma karşısında eziliyor. Yani dere kurduktan sonra kimseye faydası olmayacağını yüksek sesle her zaman söylüyoruz. Manavlar kendi sermayesini bağlayarak oluşan yüksek fiyattan üreticiden ürünü alıyorlar ama fiyat düştüğü zamanda bu yerli manavlar tekelci firmanın oyuna gelerek zarar ediyorlar. Yani burada tekelci firma diyor ki; benim dışımda Türkiye’de fındık sektöründe oyuncu kalmayacak diyor. Buna direneni batırırım diyor adeta. Buradaki süreci iyi değerlendirmek lazım, yani yerel sermayenin korunması lazım. Bunun da tekelci firmayı oyuncu olmaktan çıkarmaktan çok onun doğru biçimde konumlandırılması lazım. Toprak Mahsulleri Ofisi ya da devletin diğer kurumları stok tutma müessesesi gibi çalışıyor şu anda. Yani fındığı alıyorum, depoluyorum; ihtiyaç olduğunda da piyasaya veriyorum diyor. Ama bu mantığın dışına çıkması lazım. Yani devletin kurumları, fındığı alacak, işleyecek, ihracat edecek şekilde bütün aşamasında devletin kurumları olması lazım. Çünkü tekelci firma diyor ki; devlet zaten fındığı alıyor, özellikle de iyi fındıkları alıyor, ihtiyacım olduğunda devletin kapısına giderim, fındığı alırım diyebiliyor. Dolayısıyla devlet onun adına stokçuluk yapmış oluyor. Yani TMO düzenleme kurumundan çok birilerin stokçu kurumu haline gelmiş oluyor. Bunun önüne geçilirse, aslında yeni ve milli sanayiciyi de korumuş oluruz.”
“KOKARCA İLE MÜCADELEDE EN BÜYÜK GÖREV ÜRETİCİLERİME DÜŞÜYOR”
Ziraat Odası Başkanı Karan, fındıkta en büyük tehlike haline gelen kahverengi kokarca ile mücadele konusunda üreticilere çağrıda bulunarak,
“Kahverengi kokarca zararlısı bölgemizde geçen yıla göre arttı. Şimdi yumurtadan çıkan kokarcalar tabi elli altmış gün sonra ergin pozisyona geldiği için bunlar kışı geçirmek için evlere ve kapalı mekanlara hücum etti. Havaların birden soğuması ve tekrar ısınması ile hep beraber harekete geçtiler. Üreticiler için en kolay mücadele yöntemi bu dönemdir. Kapalı mekanlara gelen zararlılar fenomen tuzaklar vasıtasıyla bir yere toplanıp imha edilmesi lazım. Mart sonuna kadar bu mücadele kolay ama havalar tekrar sınıp araziye çıktıktan sonra herkes arazisine ilaçlamazsa, mücadelede başarıyı yakalamak çok zor. Ben buradan bütün üreticilere mücadeleyi başkasına, devlete ya da diğer kurumlara bırakılmamasını tavsiye ediyorum. Görüyoruz ki devletin tek başına gücü buna yetmiyor artık. Yani devletin bütün araziyi ve evleri ilaçlama şansı gözükmüyor. Vatandaşın ürününü korumak için bu mücadeleye katılması gerekir” dedi.

Exit mobile version