Bahane; bir şeyin asıl sebebini göz ardı ederek ileri sürülen görünürdeki nedendir.
Yapmak istenmeyen durumlara sudan sebepler bulmaktır.
Kitap okumak istenmez. Kitabın yazarı, konusu, üslubu bahane edilir.
Spor yapmak zor gelir. Hava soğuk denir. Asıl neden göz ardı edilir. Hava durumu bahane edilir.
Aile, arkadaş, sevgili ihmal edilir. Hemen yoğunum bahanesine sığınılır. Neden yoğun olduğu da belli değildir.
Eskiden ödev yapmadan okula gelenler, elektrikler kesildi bahanesine sığınırdı. Artık internetim yoktu gibi güncel nedenler bulunur oldu.
Haberleşme araçları gelişti, uzaklar yakın oldu ama mesajlar görüldü atılıp bırakılır hale geldi. Yazmaya zaman yoksa sesli mesaj atılabilir.
Sosyal medyayı en çok kullanan ülkelerden biri olduk. Doğum günü, düğün, nişan, tatil, hastalık, cenaze, yaşama dair her şey hikayelerde görünür. Yediden yetmişe herkes de sosyal medyayı kullanmaktadır.
Ama tebrik, katılım, ziyaret, taziye söz konusu olunca bahaneler üretilir. Ya da basitçe geçiştirilir.
Görmek isteyen görür, duymak isteyen duyar ve gereken neyse yapar. Asıl mesele önceliklerdir. Öncelikler davranışları belirler.
Tersi olduğunda da bahanelere sığınılır.
Bazen istense bile taziyeye gidilemez, hasta ziyaret edilemez, düğüne katılım sağlanamaz. Belki geçerli bir nedeni vardır. Ama bahane mi ediyor, yoksa gerçekten mi müsait değildir. O kadar çok bahane üreten var ki bunun ayrımı yapılamaz oldu.
Bazıları bahane üretmeyi huy edinmiştir. Profesyonelce bahane üretir hatta bu işin ustası olmuştur.
Geleceği şekillendirmek gibi hayati konuların bahanesi olmaz. Gençlerin kaderini belirleyen sınavlara çalışmamanın bahanesi olmaz.
Sınavın zorluğu bahane değildir. Hem gezeyim hem eğleneyim hem de ders çalışayım denirse bunun telafisi olmaz. Sonuçları acı olur.
Gerçekten istenen hiçbir işin bahanesi olamaz. İyi bir üniversiteye girememek bahane kabul etmez. Bu yüzden düzenli çalışılmalıdır.
Hasta birinin tedaviye uyup ilaçlarını kullanmamasının bahanesi olmaz. Yoksa bedelini hayatıyla ödeyebilir.
Hız tutkunu olan birinin bahanesi yoktur. Kazada yaralanabildiği gibi başkalarının da canını tehlikeye atabilir.
Cinayet haberlerinde görürüz katil, “Namusumu temizledim.” bahanesini öne sürer. Öldürmenin hiçbir bahanesi olamaz.
Tembel, üşengeç insanların en iyi yaptığı iş bahane üretmektir. Halbuki bahane üretmeye harcayacağı enerjiyi işine harcasa gül gibi yaşar gider.
Her işe bir kulp bulan birinden yeni yeni bahaneler duyduğumuzda şaşırmayalım. Ne demiş atalar “Can çıkar huy çıkmaz.”
Bahane bulmak hiç kimseye yakışmaz ama yaşını başını almış insanlara hiç yakışmaz. Gülünç durumlara düşmemek için dikkatli olunmalıdır.
Bahanelerin en güzelleri; gülmeye bahane aramaktır, sevmeye bahane aramaktır, yaşamaya bahaneler bulmaktır…
Bulduğumuz bahaneler mutlu olmaya dair olsun.

