BATIK

0
109

Sosyal Güvenlik Kurumu batmış ki şimdi sen batırdın, hayır sen batırdın tartışmaları almış başını gidiyor.
Birsi çıkıp ta; Ortada bir batık falan yok, nerden çıktı bu batık tartışması demiyor.
Demek ki ortada bir batık var ve o da Sosyal Güvenlik Kurumu.
Türkiye’yi 15 yıldır yöneten tek parti hükümeti Sosyal Güvenlik Kurumu’nu ana muhalefet partisinin genel başkanının batırdığını söylüyor.
Ana muhalefet partisinin genel başkanı da hükümetin batırdığını anlatıyor.
Sosyal Güvenlik Kurumu’nun batık olmadığına itiraz eden yok.
Sorun hangimiz daha çok batırdık sorunu galiba!
Battı balık yan gider hesabı; batırın anasını satayım!
Peki, ülkeyi yönetenlere şu soruyu neden sormuyoruz; Hadi geçmişte bu kurumu birileri batırdı, sen niye 15 yılda kurtaramadın? Niye kurtarmadın?
Bugünün faturasını bundan 20 yıl önce o kurumda yöneticilik yapan birisine kesmek ne kadar doğrudur? Kaldı ki bu alanda onlarca da reform yaptın!
Velev ki Sosyal Güvenlik Kurumunu Kılıçdaroğlu batırdı, siz bu kadar yıldır yönetimdesiniz, kurtarsaydınız ya…
Bu tartışmalar sürerken ortada rakamlar da dolaşıyor.
Benim zamanımda şu kadar açık vardı senin zamanında bu kadar açık var.
Bugün ana muhalefet partisi durumunda olan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 1992- 1999 yılları arasında o günkü adı Sosyal Sigortalar Genel Müdürlüğü olan kurumda genel müdür olarak görev yaptı.
İyi ki de yapmış, bugün hükümet olan siyasi parti kendi yönetim kusurlarının nedenini Kılıçdaroğlu’nun genel müdürlüğüne kadar götürmede bir haksızlık görmüyor.
Kendi döneminde kurumun 2 milyar açığı olduğunu Kılıçdaroğlu da kabul ediyor ancak diyor ki; Be birader senin döneminde bu açık 21 milyara ulaştı, senin hiç mi kabahatin yok bu işte…
Bugün Sosyal Güvenlik Kurumu’nun 21 milyar açığı olduğunu hükümet de kabul ediyor ancak Kılıçdaroğlu’na yüklenmeden edemiyor.
Peki, ülkeyi yönetmeye aday olduğunuzda bu kurumun 2 milyar açığı olduğunu biliyor muydunuz? Bilmeniz gerekirdi! Buna rağmen ben yaparım diyerek göreve talip oldunuz mu?
Oldunuzsa bugün öteye beriye çamur atmanın gereği yok.
Onlar tartışa dursun biz bu tartışmanın neresindeyiz?
Siyasi bakanlar da iki tarafta yerlerini almışlar; Kılıçdaroğlu batırdı, bugünkü hükümet batırdı diye her zaman olduğu gibi iki gruba ayrılmışlar.
Bu batık bizi, yanı bu kurumdan sosyal güvenlik hizmeti alanları o kadar çok ilgilendiriyor ki. Ancak hiç kimse bu boyutunu konuşmuyor.
Onların da gündemi senin liderin benim liderim tartışmasından öteye geçmiyor.
Bana sorarsanız 20 yıl önceyi yargılamak bugünün sorununun çözmüyor. Kurumun o gün de açığı varmış bu gün de var. Ben bugünkü açıktan dolayı yaşam kalitem açısından olumsuz etkileniyorum.
Kaldı ki hükümetin bir başkasını suçlamaktan öte somut bir şeyler yapması lazım. Bu onun görevi. Hükümetin işi bahane üretmek değildir.
Bu batıktan dolayı ülkemizde emekli maaşları çok düşük… Emekliye her yıl yapılan artışlar kuş kadar.
Hastanelerde muayene ücreti ödüyoruz. Hastaneye ödemiyoruz ama eczacı o parayı bizden alıp SGK na veriyor.
İlaçlarda katkı payı ödüyoruz ve bazen da ücret farkı veriyoruz. Eşdeğer ilaç kavramıyla karşılaşıyoruz. Hele özel hastanelerde ödediğimiz farkın üst sınırı yok.
Hükümetin geçmişi şikâyet etme yerine çözüm üretmesi daha gerçekçi olacaktır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin