MİHR- İ KEMENÇEVİ PİÇOĞLU OSMAN EFENDİ

0
1571

Yani, Kemençecilerin Güneşi… Yazarın deyimiyle; Doğu Karadeniz Bölgesinde lokal yapının dışına çıkmayı başaran ilk sanatçı, halk sanatının dehası, kemençe kültürüne büyük katkı sağlayan, bu anlamda herkesin örnek aldığı kemençeci Piçoğlu Osman’la ilgili çok önemli bir kitap yayınlandı.
Bugüne kadar yayınlanmış en kapsamlı kitap denilebilir. 2014 yılında Arı Sanat Yayınevinden çıkan 528 sayfalık kitabın yazarı Mehmet Gündoğdu. Bir başka kitabı ararken tesadüfen rastladığım kitabın daha mürekkebi kurumamıştı aldığımda.
Önce bu kaynak eserin oluşumunu sağlayan Mehmet Gündoğdu kimdir ona bakalım.
Mehmet Gündoğdu 1984 yılında İstanbul’da doğdu. Aslen Tirebolulu olan Gündoğdu babasının söylediği türkü, gazel ve ilahilerden çok etkilendi. 11 yaşında tulum 16 yaşında kemençe çalmaya başladı.
Liseyi bitirdikten sonra ailesinin ve hocalarının teşvikliyle İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’na girdi. 2011 yılında mezun oldu. Bitirme tezinin başlığı “ Karadeniz Kemençe Sanatçısı Kâtip Şadi” ydi. Aynı yıl Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Müziği Yüksek Lisans Programına başladı.
“ Piçoğlu Osman Efendi’nin Hayatı ve Karadeniz Kemençe Kültürüne Olan Etkileri” başlıklı teziyle 2013 yılında mezun oldu. Halen Haliç Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Türk Müziği Ana Sanat Dalı, Sanatta Yeterlilik Programında eğitimine devam ediyor.
Piçoğlu Osman’ı duymuştu ama dinlemediğinden ve isminin tuhaflığından pek
üzerinde durmamıştı. Kemençeye başladığının altıncı ayında dinlediği Piçoğlu için “ Bu ustanın eşi benzeri olamaz “ demişti. Katip Şadi’yle ilgili tez çalışması sırasında daha da merak edecekti Piçoğlu Osman’ı Mehmet Gündoğdu.
Piçoğlu Osman’la ilgili çok fazla kaynak yoktu. 1997 yılında Doç. Dr. Muharrem Ulusoy’un “ Karadenizli Bir Şairin Öyküsü, Biçoğlu Osman ” başlığıyla Zaman Gazetesi’nde beş gün tam sayfa olarak yayınlanan yazısı ve Seyfullah Çiçek’in 2006 yılında “Kemençenin Ordinaryüsü Piçoğlu Osman” adlı kitabı vardı.
Bunların hepsini inceledi. Ve hepsinden de yararlandı. 30 dan fazla Görele’ye geldi, Piçoğlu’nun yaşadığı coğrafyayı adım adım gezdi. Yöre insanlarıyla konuştu, Piçoğlu’nun çıraklarıyla görüştü, bölgede yaşayan kemençecilerle temasa geçti.
Ve ortaya muhteşem bir eser çıktı.
Peki neler var bu kitapta Piçoğlu Osman’la ilgili?
Neredeyse her şey… Bir tez çalışmasından kitaba dönüştürüldüğü için teknik olarak da kusursuz bir eser. İçerik olarak bugüne kadar yayınlanmış eserlerin en zengini.
Karadeniz kemençesine genel bakışla başlayan kitap kemençenin teknik ve yapısal özellikleri ve kültürel boyutuyla ilgili bilgiler verdikten sonra Piçoğlu Osman üzerine yoğunlaşıyor.
Piçoğlu Osman’ın soy kütüğü, ailesi, çocukluğu, eğitimi, kemençeyle tanışması, çıraklık dönemi, gençliği, evliliği, askerliği, Muzaffer Sarısözen’le tanışması, plak çalışmaları, hastalık dönemi ve ölümü…
Piçoğlu üzerine yapılan tartışmalar ve Piçoğlu lakabını almasının öyküsü.
Karadeniz kemençesinde Piçoğlu’nun üslubu, yay tekniği, kapağa vurarak çalma, A ve E teline yapılan dokunuşlar, doğaçlama söylediği türküler, kullandığı kemençenin tınısal ve yapısal özellikleri.
Eserleri hakkında bilgiler ve eserlerinin hikâyeleri; Giresun Eşref Bey Şarkısı, Trabzon İskelesi Kâhyası’yla ilgili türkü ve Tamzara Havası…
Anılar, hikâyeler ve çırakları… Kaynak kişilerin ve akademisyenlerin görüşleri. Notalar, belgeler, fotoğraflar ve haritalar.
Atatürk’e kemençe çalması ve onlarca bilgi.
Kendisi de bir kemençe sanatçısı olan Mehmet Gündoğdu önemli bir çalışmaya imza atmış. Kemençeye ve kemençe kültürüne ilgi duyanların mutlaka okuması gereken bir kitap.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin